Bazen hiç ummadığınız anda hayat size yeni bir kapı aralar. Her açılan kapı tabi ki bizler için içinden geçilesi bir yer olmayabilir. İstemediğimiz bir işe girmekte bazen bizim için yeni bir seçenektir. Her gün yaptığımız rutinlerde neleri kaçırıyoruz, kimleri es geçiyoruz hiç düşündük mü? Telefonumuza gelen mesajlara bile bazen aldırış etmez oluyoruz, işte o an farkına varmadan hem kendimizden hemde çevremizden uzaklaşıyoruz. Bunun asıl sebebi de genelde kırgınlıklarımız oluyor. Yıllarımızı geçirdiğimiz insanlara yabancı olabiliyoruz maalesef. Aylardır oturup iki satır konuşamadığınız insanlar var mı? ya da onları sadece insan diye sınırlamayalım dostlarınız, kardeşim dedikleriniz var mı? diye soralım, kesin vardır! Belki küsmüşsünüzdür belki de küsebilmeyi bile becerememiş sadece dondurup bırakmışsınızdır ilişkinizi... Ama ne büyük kayıptır ki o dondurduğunuzu sandığınız ilişkiniz buzluktaki yiyecekler gibi uzun süre dayanmıyor. Aksine durdukça, bekledikçe yok oluyor. Tekrar dönüp baktığınızda elinizde hiçbir şey kalmıyor.
Şu dünyada en çabuk harcadığımız şeylerin başında dostluklar gelmeye başladı.(Benim gözlemlerim o yönde en azından). Farkında olmadan yaptığımız bencillikler büyük uçurumlar açabilir sevdiğimiz arkadaşımızla aramızda. Biraz daha özveri ve fedakarlık işin sırrı olsa gerek. Bunları kaybettiğimiz zaman, dostlarımızdan zamanla eski sevgiliden bahseder gibi bahsediyoruz... Ne üzücü değil mi? Sonrada paylaşabileceğimiz yeni bir hayat aramaya başlıyoruz.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder